Gümrük Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Gümrük kaçakçılığı suçları belli usullere ve mali yükümlülüklere aykırı bir şekilde herhangi bir şeyin yurtdışına çıkarılması veya ülkeye girişinin sağlanması ile oluştuğundan kural olarak her türlü eşya (alkol ve sigara, akaryakıt (petrol), silah, vb.) gümrük kaçakçılığı suçunun konusu olabilir

gumruk kapısı 2

Gümrük Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Yurda giriş veya çıkışı gümrüğe tabi bir eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılması, gümrük kaçakçılığı suçunu oluşturmaktadır. Gümrük işlemleri, devletin bazı mali hakları elde etmesine ve gümrükten geçen eşyanın standardını tespit etmeye yaradığından tüm gümrük kaçakçılığı suçları kamu zararına neden olmaktadır.

Gümrük işlemi, malın ithal veya ihraç edilebilmesi için gerekli olan tüm vasıfların, malın cinsi, miktarı, ağırlığı, markası gibi özelliklerin tespit edildiği işlemleri kapsamaktadır. Manifesto veya giriş beyannamesinin verilmesi, eşyanın kontrol edilmesi, gümrük vergilerinin tespiti ve ödenmesi gibi işlemler gümrük işlemi olarak kabul edilmektedir.

Gümrük kaçakçılığı suçları belli usullere ve mali yükümlülüklere aykırı bir şekilde herhangi bir şeyin yurtdışına çıkarılması veya ülkeye girişinin sağlanması ile oluştuğundan kural olarak her türlü eşya (alkol ve sigara, akaryakıt (petrol), silah, vb.) kaçakçılık suçunun konusu olabilir.

Gümrük kaçakçılığı suçu teşkil eden fiiller derli toplu bir şekilde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenmiştir. Kaçakçılık suçları ile ilgili uygulama yapılırken özel bir ceza kanunu niteliğinde olan Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5237 sayılı TCK’nın genel hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Gümrük kaçakçılığı suçu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanan kaçakçılık fiillerini tarif etmek üzere kullanılmaktadır. Bu kanuna göre gümrük kaçakçılığı suçu; “ithalat kaçakçılığı suçu” ve “ihracat kaçakçılığı suçu” olmak üzere iki şekilde işlenebilmektedir.

İthalat kaçakçılığı suçları farklı şekillerde karşımıza çıkabilir. Bunlardan ilki, “eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etme suçu”dur. Eşyanın gümrük işlemlerini tabi tutulmaksızın ithal edilmesi, yani yurtdışından Türkiye’ye sokulması, “ithalat kaçakçılığı suçu” olarak nitelendirilir. Gümrük kaçakçılığı suçunun en çok işlenen biçimi olan ithalat kaçakçılığı suçu, iki şekilde işlenebilir. Suçun temel şekli olan yalın ithalat kaçakçılığı suçu, failin gümrük işlemlerine tabi tutulmayan eşyayı gümrük kapılarından Türkiye’ye sokmasıdır. Suçun nitelikli, yani daha ağır ceza gerektiren şekli ise failin eşyayı belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye’ye sokmasıdır. Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır (5607 sayılı K. md.3/1). Failin ithalat kaçakçılığı suçu nedeniyle md.3/1 gereği cezalandırılabilmesi için, ithal edilen eşyanın “ithali yasak olmayan eşyalardan” olması gerekir. Fail, ithali serbest olan ancak gümrük işlemlerine tabi tutulmayan eşyayı ülkeye sokmaya çalışırsa suç oluşmaktadır. Örneğin, cep telefonlarının Türkiye’ye ithal edilmesi serbesttir. Ancak, gümrük işlemlerini tabi tutulmadan ülkeye cep telefonu sokmak ithalat kaçakçılığı suçunu meydana getirir. İthali zaten yasak olan eşyaların ülkeye sokulması ithalat kaçakçılığı suçunu değil, “ithali yasak eşyayı yurda sokma” suçunu oluşturur. İthali yasak eşya, hiçbir şekilde yurda sokulmaması gereken eşyadır. Bu nedenle, bu eşyanın gümrükten herhangi bir şekilde geçirilmemesi gerekir. İthalat kaçakçılığı suçunda eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmasına esas alınacak tarih, taşıt aracının gümrük işlemlerinin yürütüldüğü alanlara girişine ilişkin gümrük veya gümrük muhafaza yetkililerince tutulan ilk kayıt tarihidir (Gümrük Yönetmeliği m.73/3). Eşya hakkında bu andan itibaren beyanda bulunulması zorunludur.

İthalat kaçakçılığı suçlarının ikinci hali, “aldatıcı işlem ve davranışlarla eşyayı ithal etme suçu” dur(m.3/2).  Sahte belgeler kullanarak veya başkaca aldatıcı işlem veya davranışlarla gümrük vergisinin kısmen veya tamamen ödenmemesi gümrük kaçakçılığı suçunun bu şekline vücut verir. Uygulamada aldatıcı işlemlerle eşyayı ithal etme daha çok özel evrakta sahtecilik veya resmi evrakta sahtecilik suçlarının konusunu teşkil eden belgeler kullanılarak yapılmaktadır. Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/2).

İthalat kaçakçılığı suçlarının üçüncü hali, “transit rejimine tabi eşyayı gümrük bölgesine bırakma suçu”dur. Transit rejimi, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş veya ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınmasına uygulanır (Gümrük Kanunu md. 84/1). Transit rejim çerçevesinde taşınan bir eşya gümrük bölgesine bırakıldığında serbest dolaşıma girmiş olur. Başkaca hiçbir işlem yapılmadan eşyanın gümrük bölgesine bırakılmış olması suçun tamamlanması için yeterlidir. Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/3).

İthalat kaçakçılığı suçlarının dördüncü hali, “belli bir amaç için getirilen eşyayı yurtdışına çıkarmış gibi işlem yapma suçu”dur.  (m.3/4): Gümrük kaçakçılığı suçunun bu şekli, eşyanın sahte belge ile yurt dışına çıkarmış gibi yapılması fiiliyle işlenmelidir. Fail, özel evrakta sahtecilik veya resmi evrakta sahtecilik suçlarının konusu olabilecek sahte bir belgeyle eşyayı belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirmektedir. Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/4).

İthalat kaçakçılığı suçlarının beşinci hali, “ithalat kaçakçılığı konusu eşyayı bilerek yurtiçinde satma, satışa arz etme, satın alma, taşıma veya saklama suçu” dur.  Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu TCK md.165’te genel bir hüküm olarak düzenlenmiştir. İthalat kaçakçılığı suçunun konusu olan eşyanın satılması, satın alınması, taşınması, depolanması vb. gibi fiiller özel bir hükümle yaptırım altına alınmıştır. Bu fiiller kaçakçılık suçu tamamlandıktan sonra, kaçakçılık suçundan bağımsız bir şekilde yurtiçinde işlenen fiillerdir. Gümrük rejimine tabi tutulmayan, sahte belge kullanmak suretiyle ya da transit rejimi çerçevesinde ithal edilen veya geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyalar ile işlenen kaçakçılık suçlarına iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/5).

İthalat kaçakçılığı suçlarının altıncı hali, “eşyayı ithal amacına aykırı kullanma, satma, satışa arz etme, kabul etme veya devretme suçu”dur. Kaçakçılık suçunun bu şeklinin unsurlarının oluşabilmesi için, eşyanın belli bir işte kullanılması için ithaline izin verilmiş olması ve kısmen ya da tamamen vergiden muaf olarak ithal edilmiş olması gerekir. İthal edilen eşya belirlenen amaç dışında kullanıldığında suç meydana gelir. Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/6).

İthalat kaçakçılığı suçlarının yedinci hali, “ithali yasak eşyayı ithal etme, satma, taşıma, satın alma veya saklama suçu”dur. İthali yasak eşya kavramı, kanun ile ülkeye sokulması yasaklanmış eşyayı ifade eder. Bu nedenle, genel düzenleyici idari işlemlerle ithali yasaklanan eşyaların ithali durumunda ithalat kaçakçılığı suçunun bu şekli oluşmaz. Suçun oluşması için mutlaka kanun ile eşyanın ithali yasaklanmalıdır. Örneğin, Bakanlar Kurulu kararı ile herhangi bir maddenin ithal edilmesi yasaklandığı halde bu maddeyi ithal eden kişi ithali yasak eşyayı ithal etme suçu nedeniyle cezalandırılamaz. İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/7).

İhracat kaçakçılığı suçunun ilk hali, “ihracı kanun gereği yasak olan eşyayı ihraç etme suçu”dur. İhracat kaçakçılığı suçunun bu hali, ancak kanun yoluyla ihracı yasaklanmış eşya ile işlenebilir. Ayrıca, ihracı yasak olan eşya başka bir özel düzenlemede daha ağır suç teşkil ediyorsa, bu madde hükümleri değil, daha ağır yaptırım içeren kanun hükümleri uygulanır. Suç, ihracı yasak eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden kesin olarak çıkartılmasıyla oluşur. İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/8).

İhracat kaçakçılığı suçunun ikinci hali, “hayali ihracat suçu”dur. Usulüne uygun ihracat devletin ticaret politikası önlemlerine uygun hareket edilmesi, ihracat vergilerinin ödenmesi ve çıkışa yönelik işlemlerin yapılması ile mümkündür. İhracat işleminin usule uygun olup olmadığının denetimi için ihracata ilişkin beyanname ve ekleri gümrük idaresine verilmelidir. Usulüne uygun yapılmayan eşya ihracı “hayali ihracat suçu” hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir. Hayali ihracat suçu; failin ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek şeklindeki seçimlik hareketle işlediği ihracat kaçakçılığı suçu ve failin gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, nitelik veya fiyatını farklı göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanması şeklindeki seçimlik hareketle işlediği ihracat kaçakçılığı suçu olmak üzere iki farklı şekilde işlenebilir.

Teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır (5607 sayılı K. m.3/9).

Gümrük kaçakçılığı suçuna teşebbüs eden fail de sanki suç tamamlanmış gibi cezalandırılır (5607 sayılı K. md. 3/18). Suça teşebbüs ile suçun tamamlanması arasında kaçakçılık suçları açısından yaptırım farkı yoktur. İthalat kaçakçılığı suçunda fail, gümrük hattı olarak kabul edilen siyasi sınırı geçmesine rağmen henüz gümrük işlemlerinin yapıldığı alana varmadan yakalanırsa suça teşebbüs söz konusu olmaz. Bu aşamaya kadar olan hareketler hazırlık hareketi olarak kabul edildiğinden, gümrük işlemlerinin yapılacağı alana varmadan yakalanan fail gümrük kaçakçılığı suçu nedeniyle cezalandırılamaz.

Kaçakçılık suçunun örgütlü bir şekilde (teşekkül halinde kaçakçılık suçu), yani bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde faile verilecek ceza 2 katına kadar arttırılır (5607 sayılı K. md.4/1). Kaçakçılık suçunun örgütlü bir şekilde olmamasına rağmen 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde suçun cezası 1/2 oranında arttırılır (5607 sayılı K. md.4/2).

Kaçakçılık suçunda suç konusu eşyanın değerinin fahiş olması, yani yüksek olması halinde faile verilecek cezalar yarısından bir katına kadar arttırılır (5607 sayılı K. md.3/22).

Kaçakçılık suçuna iştirak etmiş olan kişi; resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir. Kaçakçılık suçlarından birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu indirim, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.

Kaçakçılık suçları, şikayete tabi suçlardan değildir. Herhangi bir şekilde suçun işlendiği savcılık tarafından öğrenildiğinde kendiliğinden soruşturma başlatılır.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 2018 yılında toplam 114.2017 dava görülmüş olup bunlardan 65.664 unda mahkumiyet (66,3), 9.916 sı hakkında beraat (%8,7), 5034 ü (%4,4) hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) , 13.167 si hakkında (%11,5) yetkisizlik, görevsizlik ve birleştirme, 10.426 u hakkında (%9,1) diğer kararlar verilmiştir.[1] 

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 2018 yılında mahkum olan toplam kişi sayısı, 71.461 dir. Bunlardan 1.465 i tüzel kişidir. Gerçek kişilerden 10.083 kişi yabancı uyruklu erkek, 1465 kişi yabancı uyruklu kadındır. Gerçek kişilerden TC uyruklu 18 yaş üstü erkeklerin sayısı 55.570, kadınların sayısı 3.063 dür. Gerçek kişilerden TC uyruklu 15-18 yaş arası erkeklerin sayısı 858, kadınların sayısı 10 dur. Gerçek kişilerden TC uyruklu 12-15 yaş arası erkeklerin sayısı 380, kadınların sayısı 4 dür.[2]

Emniyet Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre; 2019 yılı ilk sekiz aylık (Ocak-Ağustos) döneminde toplam 6.099 operasyonda 9.378 kişi gözaltına alınmış, 292 kişi tutuklanmıştır. Bu operasyonlarda toplam 5.387.843 paket kaçak sigara, 267.132 litre kaçak alkollü içki, 1.977.872 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.[3]

 

Kaynaklar:

[1] Adalet Bakanlığı, Adli İstatistikler 2018, s. 48

http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/1982019170455istatistik2018.pdf (ET:14.09.2019)

[2] Adalet Bakanlığı, Adli İstatistikler 2018, s. 46

http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/1982019170455istatistik2018.pdf (ET:14.09.2019)

[3] EGM 2019 Yılı Verileri, https://egm.gov.tr/agustos (ET: 15.09.2019)

@ Bıçak, V. (2019) “Ekonomik Çıkar Amacıyla İşlenen Suçların Ülkemiz Ekonomisi Açısından Değerlendirilmesi”,  Türk- Kore Ceza Hukuku Günleri, 23-24 Eylül 2019, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ankara.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir