Bankanın İtibarının Zedelenmesi Suçu ve Cezası

Süreli veya süresiz yayınlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz. Bu hükme aykırı davrananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

portakal

Bankanın İtibarının Zedelenmesi Suçu ve Cezası

5411 sayılı Bankacılık Kanunu, bankaların itibarını korumak maksadıyla “Bankanın İtibarının Zedelenmesi” eylemini suç haline getirmiş ve bu suçu işleyenlere uygulanacak yaptırımları düzenlemiştir. Buna göre; 5187 sayılı Basın Kanununda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz(md. 74). Bu hükme aykırı davrananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç sayılan fiil neticesinde özel veya kamusal bir zarar doğarsa verilecek ceza altıda bir oranında artırılarak hükmolunur(md 158).

Bankanın itibarının zedelenmesi suçu, özgü suç değildir; suçun faili herhangi bir kişi olabilir. Fail aynı bankanın mensubu olabileceği gibi, başka veya rakip bir bankanın mensubu ya da hiçbir banka veya başka kuruluşla ilişkisi olmayan bir şahıs da olabilir. Bu suçla herhangi bir bankanın itibarı, şöhreti veya serveti hedef alındığından ve bankanın bu soyut kavramlar üzerindeki menfaatleri ihlal edildiğinden suçun mağduru da fiilin muhatabı olan bankadır.

Bankanın itibarının zedelenmesi suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Failin kanunda belirtilen yayın araçlarından herhangi biri vasıtasıyla bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunması ya da bu yolla asılsız haber yayılması seçimlik hareketlerinden birini gerçekleştirmesi, bu suçun oluşabilmesi için gerekli ve yeterlidir.

Herhangi bir yayın aracı vasıtasıyla bankanın itibar, şöhret ve servetine yönelik gerçekleştirilen eylem, eğer asılsız haber yapma niteliğinde ise bunun ayrıca suçun konusunu oluşturan bu olgular açısından somut bir tehlike yaratıp yaratmadığı araştırılmayacak, eylemin kanuni tip kapsamına girmesi ve bunun yanında soyut (somut olaydan bağımsız) bir şekilde suçun konusu üzerinde tehlike meydana getirmeye elverişli olması yeterli kabul edilecektir. Bir başka ifadeyle, banka itibarının zedelenmesi suçu  açısından kanun  koyucu, failin gerçekleştirdiği eylemle, bankanın şöhreti, itibarı veya servetinin gerçekten zarara uğramasını aramamış, bu eylemin, bu olgular üzerinde objektif bir zarar tehlikesi yaratmasını yeterli görmüştür. Kanun koyucu her ne kadar suçun temel hali açısından salt tehlike suç tipi ihdas etmişse de bir zararın doğmasını suçun nitelikli bir hali olarak ayrıca düzenlemiştir.

Suçun işlenmesinde kullanılabilecek araçlar; belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile haber ajansları yayınları, kitap veya armağan gibi basılmış eserler, radyo yayınları, televizyon yayınları, kablolu yayın, İnternet, elektronik bilgi  iletişim  araçları gibi kitlesel iletişim araçlarıdır. Sayılan araçlar, örnek niteliğinde olup sayılanlar dışında başka araçlarla da bu suçun işlenebilmesi mümkün değildir.

Suçun yaptırımı kanunda “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden iki bin güne kadar adli para cezası” olarak düzenlenmiştir. Burada iki ceza türü arasında “ve” bağlacı kullanıldığından hapis cezası ve adli para cezası alternatifli olarak değil, birlikte uygulanacaklardır. Bankacılık Kanunu m.158/f.2 gereğince “fiil neticesinde özel veya kamusal bir zarar doğarsa verilecek ceza altıda bir oranında artırılarak” hükmolunacaktır.

Bankanın itibarının zedelenmesi suçuyla ilgili 2018 yılında sosyal medya hesabında ABD’de karara bağlanan bir davada Halkbank’a ceza verildiğini iddia ettiği gerekçesiyle ‘itibarın zedelenmesi’ suçundan tutuklanan emekli hâkim K.Y. hakkında, ‘5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’na Aykırılık’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 1000 günden 2000 güne kadar adli para cezası istemiyle dava açılmıştı. Yapılan yargılama sonunda suç Mahkemece sabit görülmüş, 10 ay hapis ve 16 bin 660 lira adli para cezası verilmiştir. Ancak, Mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.

Diğer bir olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, gazeteci Fatih Portakal hakkında, “Tekalif-i Milliye”yi hatırlatarak paylaştığı twitter mesajı nedeniyle Bankacılık Kanunu’nun “İtibarın Korunması” başlıklı 74’üncü maddesini ihlal suçlamasıyla 30 Nisan 2020 tarihinde dava açıldı. Başsavcılık, Portakal’ın sosyal medya paylaşımının, bankalarda mevduatı veya tasarrufu bulunan mudilerin paralarının devlet tarafından corona virüs salgını bahane edilerek istenebileceğine, salgın sonrası ise geri ödenebileceğine yönelik algı ve kanaat oluşturmaya yönelik olduğunu değerlendirdi.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir