Aile yükümlülüklerinin ihlali suçu ve cezası

Her zaman özel olan tüm anneler!
İsterdiniz ki çocuklarınız başarılı olsunlar, iyi yerlerde olsunlar, her şeyden önce de iyi birer insan olsunlar. Bu isteklerinizi bilen biz çocuklar sizlerin değerini hep bildik ve hep sizi sevdik. Canım annelerimiz, anneler günü gibi bir gün bizim size olan hislerimi anlatmak için yeterli uzunluğa sahip değil. Hele mektupla duygularımızı ifade etmek gerçekten zor çünkü kelimeler kifayetsiz kalıyor. Ama biliyoruz ki aldığımız tüm kararlarda sizin etkinizin olduğunu görmek şimdi bizi mutlu ediyor. Bu sayede yaşamda hayal kırıklığına uğramadık, bazen zorlandığımız anlarda bile siz hep yanımızda olduğunuzu bize göstererek harika bir rehberlik yaptınız. Bu özel günü kutlar, sizleri çok sevdiğimizi belirtiriz.

anneler gunu

Aile yükümlülüklerinin ihlali suçu ve cezası

Anayasa’nın “Ailenin Korunması” kenar başlıklı 41. maddesi; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar” hükmünü içermektedir. 

Aile, annelerin omuzlarında ve yüreklerinde vücut bulur. Mayıs ayının ikinci pazarı, Anneler Günü! Bu günde anneleri hatırlamak, onların gönüllerini hoş etmek hem vicdani, hem ahlaki hem de hukuki yükümlülüktür. Aile fertlerinin birbirlerine yönelik olarak bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemeleri Türk Ceza kanunu’nun 233. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçuyla korunan hukuki değer, aile fertlerinin, özellikle eşlerin ve çocukların korunması yanında, hukuken veya fiilen aile olmanın gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinin sağlanması suretiyle aile düzeninin korunmasıdır.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun üç hali mevcuttur. Bunlardan ilki, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesidir. Suçun bu halinin oluşması için terk olgusunun gerçekleşmemesi gerekir. Aksi takdirde, terk suçu oluşur. Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamını, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlemek gerekir. Suçun ikinci hali, evli olsun veya olmasın gebe olan eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış kadını çaresiz durumda terk etmek, yani ona her türlü yardımı yapmaksızın ortada bırakmaktır. Üçüncüsü ise, itiyadî sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ya da onur kırıcı yaşayış tarzı nedeni ile özen noksanı veya kusurundan dolayı çocukların ahlâk, güvenlik ve sağlıklarının ağır şekilde tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktır.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun ilk halinin faili, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğü bulunan kimsedir. Bu açıdan suçun bu hali özgü suç niteliğindedir. Kimlerin aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğü olduğuna, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Yükümlülük altında olan anne veya baba olabileceği gibi çocuk da olabilir. Suçun ikinci halinin faili, kendisinden gebe kalmış kadını çaresiz durumda terk eden erkektir. Suçun bu halinin faili, kadınlar olamaz. Bu açıdan suçun bu hali özgü suç niteliğindedir. Suçun üçüncü halinin faili, bir kısım hareketleriyle çocukların ahlak ve güvenliğini tehlikeye sokan ana veya babadır. Çocukları üzerinde velayet hakkı kaldırılmış ana veya baba da bu suçun faili olabilir. Suçun bu halinin faili sadece anne veya baba olabileceğinden, suçun bu hali özgü suç niteliğindedir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun ilk halinin mağduru, aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek alma hakkı bulunan kimsedir. Mağdur, çocuk olabileceği gibi, kardeş, eş, anne veya baba da olabilir. Suçun ikinci halinin mağduru, kocasından veya birlikte yaşadığı erkekten gebe kalan kadındır. Suçun üçüncü halinin mağduru, çocuklardır. Çocuk ifadesi 18 yaşının altındaki kişileri ifade ettiğinden dolayı, 18 yaşını doldurmuş kişilerin suçun mağduru olmaları mümkün değildir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun ilk halinin maddi unsuru, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemektir. Failin yükümlülüğünün aile hukukundan kaynaklanan bir yükümlülük olması gerekir. Kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan yükümlülük ihlallerinde bu suç oluşmaz. Eşler, çocukların bakımlarına, gözetilmelerine, korunmalarına ve eğitimlerine beraberce özen göstermek, çocukların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını imkanları ölçüsünde karşılamakla yükümlüdür. Mali durumları elveren ana ve babanın, okumak isteyen çocuklarına engel olmaları, çocuğu tarlada veya iş yerinde ırgat veya işçi gibi çalıştırmaları bu suçu oluşturur. Suçun oluşması için bakım, eğitim veya destek yükümlülüklerinden birinin ihlal edilmesi yeterlidir. Yükümlülük ihlali nedeniyle mağdurun bir zarara uğraması gerekli değildir, suç tehlike suçudur.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun ikinci halinin maddi unsuru, kendisinden hamile olduğunu bildiği bir kadını çaresiz durumda terk etmektir. “Çaresiz durumda terk etmek” kavramı, hamile kadının içinde bulunduğu maddi ve manevi olumsuz durumu ortadan kaldırmadan veya çözmeden, onu kendi haline bırakmak, bakmamak veya ihmal etmek anlamındadır. Suçun oluşması için hamile kadının failden yardım istemiş olması gerekli değildir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun üçüncü halinin maddi unsuru, anne veya baba tarafından, velâyet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadî sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddî ve manevî özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlâk, güvenlik ve sağlığının ağır şekilde tehlikeye sokulmasıdır. Suçun bu halinin oluşabilmesi için ana babadan birinin veya her ikisinin sürekli alkol alarak itiyaden sarhoş bulunmaları veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmaları, ya da başka bir şekilde onur kırıcı tavır ve hareket içinde bulunmaları gerekir. Fuhuş yapmak veya yaptırmak, yasadışı kumarhane çalıştırmak, kiralık katillik yapmak gibi fiiller, onur kırıcı tavır ve hareket örneği olarak gösterilebilir. Anne veya babanın belirtilen hareketler içerisinde bulunmaları suçun oluşması için yeterli değildir. Anne veya babanın, aynı zamanda çocuklarına maddi veya manevi yönden özen göstermemesi gerekir. Suç olarak düzenlenen fiil, “özen noksanlığı” dır. Bu suç ihmali bir davranışla işlenmektedir. Anne veya babanın çocuğa göstermeleri gereken özeni göstermemeleri, ve bunun sonucu olarak  çocuklarının ahlâk, güvenlik ve sağlığının ağır şekilde tehlikeye sokulması durumunda suçun bu hali oluşur. Mesela, fuhuş yapan annenin küçük çocuğunu işyerine götürmesi veya çocuğuyla birlikte yaşadığı eve müşteri kabul etmesi nedeniyle çocuğun gelişimini tamamlayamaması halinde bu suç işlenmiş sayılır.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun her üç halinin manevi unsuru da, kasıttır. Bu suçun taksirle işlenebilmesi mümkün değildir. Suçun işlenmesi için genel kastın varlığı yeterlidir, özel kasta gerek yoktur.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçunun ilk halinin takibi, şikayete bağlıdır. Suçun ikinci ve üçüncü hallerinin takibi ise şikayete bağlı değildir, re’sen takibi yapılan suçtur.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir