Yurtdışında Yaşayanların Türkiye’ye Yabancı Plakalı Araç Getirmesi

Yurtdışında yerleşik kişiler, gerekli şartları sağlamaları hâlinde yabancı plakalı taşıtlarını turistik kolaylıklar kapsamında geçici olarak Türkiye’ye getirebilir. Bu uygulama aracın kesin veya vergisiz ithali anlamına gelmediğinden, taşıt Türkiye’de serbestçe satılamaz, devredilemez ya da kalıcı olarak kullanılamaz. Kural olarak kişinin giriş tarihinden geriye doğru son 365 gün içinde en az 185 gün fiilen yurtdışında bulunması ve orada gerçek bir yerleşim yeri tesis etmiş olması gerekir. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, çifte vatandaşlar ve Mavi Kart sahiplerinin araçlarına, koşulların sağlanması hâlinde 730 güne kadar geçici ithalat izni verilebilir. Yurtdışından emekli olanlara ilk araç girişinde 185 gün şartı ve belirli koşullarla iki yıllık sürenin yeniden verilmesi bakımından özel kolaylıklar tanınmaktadır. Yabancı plakalı araç yalnızca izin verilen kişiler tarafından kullanılabilir; Türkiye’de yerleşik eş, çocuk veya diğer yakınların aracı bağımsız olarak kullanması gümrük yaptırımı doğurabilir. Araç Türkiye’de bırakılarak yurtdışına çıkılacaksa gümrük gözetimine bırakma veya kullanılmayacağına ilişkin taahhüt verme işlemlerinden biri tamamlanmalıdır. Süre aşımı, yetkisiz kullanım, izinsiz satış veya devir gibi ihlaller idari para cezalarına ve olayın özelliklerine göre adli soruşturmaya neden olabileceğinden, seyahat öncesinde kişisel durum ile araç belgelerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

yurtdışından Türkiye’ye araç getirme yabancı plakalı araç vergisiz 185 gün şartı 730 süresi hukuk bürosu avukat hukuk emekli ithalat gurbetçi

Yurtdışından Türkiye’ye Yabancı Plakalı Araç Getirilmesi

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, çifte vatandaşlar, Mavi Kart sahipleri ve yabancı ülke vatandaşları, gerekli koşulları sağlamaları hâlinde yabancı plakalı taşıtlarını geçici olarak Türkiye’ye getirebilir. Kamuoyunda “vergisiz araç getirme” veya “iki yıllığına araç getirme” şeklinde bilinen bu uygulama, esasen turistik kolaylıklar kapsamında geçici ithalat rejimidir. Bu nedenle yabancı plakalı taşıtın Türkiye’ye getirilmesi, aracın kesin olarak ithal edildiği, Türk plakası alabileceği veya Türkiye’de serbestçe satılabileceği anlamına gelmez.

Uygulamadan yararlanabilmek için kural olarak kişinin Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik olması ve Türkiye’ye giriş tarihinden geriye doğru son 365 gün içinde en az 185 günü fiilen yurtdışında geçirmiş bulunması gerekir. Bununla birlikte, 185 günlük süre tek başına yeterli değildir. Kişinin hayatının olağan merkezinin yurtdışında bulunması ve orada gerçek bir ikamet tesis etmiş olması da aranır.

Taşıta Türkiye’de verilecek süre; taşıtı getiren kişinin vatandaşlığına, yurtdışındaki yerleşim durumuna, Türkiye’deki yasal kalış hakkına, emeklilik statüsüne, aracın kime ait olduğuna ve hangi hukuki ilişkiye dayanılarak getirildiğine göre değişebilir. Özellikle aracı başka bir kişinin kullanması, araç Türkiye’de bırakılarak yurtdışına çıkılması, sürenin geçirilmesi veya aracın devredilmesi ciddi gümrük yaptırımları doğurabilir.

1. Yabancı plakalı araç getirmek geçici ithalattır

Yurtdışında yaşayan bir kişinin yabancı plakalı aracını Türkiye’ye getirmesi ile aracın Türkiye’ye kesin olarak ithal edilmesi birbirinden farklı işlemlerdir. Turistik kolaylıklar kapsamında getirilen taşıt:

  • Yabancı ülke tescilinde ve yabancı plakalı olarak kalır.
  • Türkiye’de yalnızca izin verilen süre boyunca kullanılabilir.
  • Belirli kişiler tarafından kullanılabilir.
  • Türkiye’de serbestçe satılamaz veya devredilemez.
  • İzin süresi sonunda yurtdışına çıkarılmalı veya mevzuatın izin verdiği başka bir gümrük işlemine tabi tutulmalıdır.

Dolayısıyla uygulamanın günlük dilde “vergisiz araç getirme” olarak adlandırılması yanıltıcı olabilir. Burada gümrük vergileri ödenmeden gerçekleştirilen geçici bir kullanım hakkı söz konusudur. Aracın Türkiye’de kalıcı olarak kullanılması, Türk plakasına geçirilmesi veya piyasada satılması amaçlanıyorsa kesin ithalat ve taşıt tesciline ilişkin farklı mevzuat hükümlerinin incelenmesi gerekir.

Engelli kişilere tanınan taşıt muafiyetleri, yerleşim yerinin Türkiye’ye kesin olarak nakli kapsamında bedelsiz taşıt ithali ve yabancıların çalışma veya öğrenim amacıyla getirdikleri araçlara ilişkin özel rejimler de turistik kolaylıklardan farklıdır. Her başvuru, kendi hukuki dayanağı ve koşulları içinde değerlendirilmelidir.

2. Hukuki düzenleme ve yetkili kurumlar

Yabancı plakalı taşıtların Türkiye’ye geçici olarak getirilmesi başta şu düzenlemelere dayanır:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu
  • 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
  • Geçici İthalat Rejimine İlişkin Gümrük Genel Tebliği
  • Yurtdışından emekli kişilere ilişkin 7999 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
  • Ticaret Bakanlığının gümrük uygulamaları ve idari açıklamaları

İşlemler bakımından temel yetkili kurum Ticaret Bakanlığı ve bağlı gümrük idareleridir. Giriş ve çıkış kayıtları, araç tescil ve sigorta bilgileri, kişinin ikamet durumu ve ibraz edilen belgeler gümrük işlemleri sırasında incelenebilir. Ticaret Bakanlığı, turistik kolaylıklar kapsamında getirilen yabancı plakalı taşıtlar hakkında güncel bir soru-cevap rehberi yayımlamakta ve elektronik işlem imkânları sunmaktadır. Seyahat öncesinde Bakanlığın Yolcu Beraberi Taşıtlar açıklamalarının ve Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri sistemindeki bilgilerin kontrol edilmesi yararlı olacaktır.

3. Kimler Türkiye’ye yabancı plakalı araç getirebilir?

Temel ölçüt vatandaşlık değil, yurtdışında yerleşikliktir. Gerekli koşulları sağlamaları hâlinde aşağıdaki kişiler yabancı plakalı taşıt getirebilir:

  • Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları
  • Çifte vatandaşlar
  • Mavi Kart sahipleri
  • Yabancı ülke vatandaşları
  • Yurtdışından emekli kişiler
  • Belirli şartlarla taşıt sahibinden vekâlet alan kişiler
  • Yabancı bir şirkete ait taşıtı getiren şirket çalışanları veya ortakları
  • Kiralık araçla Türkiye’ye gelen yurtdışı yerleşikler

Türk vatandaşlığının bulunması tek başına araç getirme hakkı sağlamadığı gibi yabancı ülke vatandaşı olmak da tek başına engel değildir. Önemli olan, kişinin yurtdışında yerleşik olduğunu ve araca ilişkin diğer koşulları sağladığını gösterebilmesidir. Buna karşılık Türkiye’de yerleşik bir kişi, yurtdışında yaşayan eşine, akrabasına veya arkadaşına ait yabancı plakalı taşıtı yalnızca vekâletname alarak Türkiye’ye geçici şekilde ithal edemez. Vekâletname, yerleşiklik koşulunun yerine geçmez. Türkiye’ye kesin dönüş yapan ve hayatının olağan merkezini Türkiye’ye nakleden kişiler de sırf daha önce yurtdışında yaşamış olmaları nedeniyle turistik kolaylıklar kapsamında 730 günlük taşıt getirme hakkı kazanmaz. Başvuru tarihinde yurtdışında yerleşik olma koşulu ayrıca incelenir.

4. Yurtdışında yerleşiklik ne anlama gelir?

Yurtdışında yerleşiklik, kişinin yalnızca belirli bir süre yurtdışında bulunmasından ibaret değildir. Kişinin olağan yaşamını yurtdışında sürdürmesi ve orada yerleşim yeri tesis etmiş olması gerekir. Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre kişi, Türkiye’ye giriş yapmak istediği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde en az 185 gün fiilen yurtdışında bulunmalıdır. Ancak Bakanlık, 185 gün yurtdışında bulunmanın tek başına yeterli olmadığını da açıkça belirtmektedir. Örneğin gemilerde çalışan, geçici süreyle bir şantiyede görev yapan veya yurtdışında yalnızca otelde kalan bir kişinin 185 günü tamamlaması, gerçek bir yurtdışı ikametinin bulunmadığı durumlarda yerleşiklik için yeterli görülmeyebilir. Değerlendirmede aşağıdaki unsurlar önem taşıyabilir:

  • Yurtdışı oturum veya ikamet belgesi
  • Çalışma veya emeklilik durumu
  • Aile ve yaşam düzeninin bulunduğu ülke
  • Konut ve adres kayıtları
  • Giriş ve çıkış hareketleri
  • Yurtdışındaki sosyal ve ekonomik bağlantılar
  • Türkiye’ye kesin dönüş yapılıp yapılmadığı

Bu nedenle yalnızca pasaporttaki gün sayısına bakarak kesin sonuca ulaşmak doğru değildir. Tereddütlü durumlarda seyahat öncesinde yerleşiklik koşulunun belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

5. 185 gün nasıl hesaplanır?

185 günlük süre, kişinin Türkiye’ye araçla girmek istediği tarihten geriye doğru 365 günlük dönem esas alınarak hesaplanır. Bu dönemde kişinin fiilen yurtdışında bulunduğu günler belirlenir. Sürenin kesintisiz olarak geçirilmesi gerekmez. Örneğin kişi yıl içinde birkaç defa Türkiye’ye girip çıkmış olsa bile yurtdışında kaldığı farklı dönemler toplanır. Kara, hava, deniz veya demir yoluyla yapılan taşıtlı ve taşıtsız bütün giriş ve çıkışlar hesaplamada dikkate alınabilir. Örneğin bir kişinin son 365 gün içindeki yurtdışı kalışları 90, 60 ve 40 günlük üç ayrı dönemden oluşuyorsa toplam süre 190 gün olur. Ancak bu kişinin aynı zamanda yurtdışında olağan ikametini tesis etmiş olması gerekir.

Hesaplamada Emniyet Genel Müdürlüğünün giriş-çıkış kayıtlarından yararlanılır. Kişinin farklı pasaportları veya vatandaşlıkları varsa seyahat hareketleri bir bütün olarak değerlendirilebilir. Başka bir pasaportla yapılan giriş ve çıkışların dikkate alınmayacağı varsayımına dayanmak risklidir. Süre hesabında hata yapılması, kişinin sınır kapısında aracıyla Türkiye’ye giriş yapamamasına neden olabilir. Bu nedenle seyahatten önce e-Devlet üzerinden yurda giriş-çıkış kayıtlarının kontrol edilmesi ve gerekiyorsa profesyonel değerlendirme alınması yerinde olur.

6. Araç kimin adına ve hangi ülkede kayıtlı olmalıdır?

Genel kural, aracın taşıtı getiren kişinin yurtdışındaki ikamet ülkesinde ve kendi adına kayıtlı olmasıdır. Ruhsattaki mülkiyet veya kullanım bilgileri gümrükte incelenir. Avrupa Birliği veya Avrupa Serbest Ticaret Birliği ülkelerinde ikamet eden kişiler bakımından, kendi adlarına kayıtlı taşıtın bu ülke gruplarındaki başka bir ülkede tescilli olmasına ilişkin özel uygulamalar bulunabilir. Bununla birlikte her olayda kişinin ikamet ülkesi, aracın tescil ülkesi ve araç üzerindeki mülkiyet hakkı birlikte değerlendirilmelidir. Taşıtın başka bir kişiye veya şirkete ait olması durumunda ise vekâletname, kira sözleşmesi ya da şirket yetkilendirme belgesi gibi ek belgeler gerekir. Bu belgelerin bulunması, diğer koşullar sağlanmadan tek başına giriş hakkı yaratmaz.

7. Araç Türkiye’de ne kadar kalabilir?

Yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının, çifte vatandaşların ve Mavi Kart sahiplerinin kişisel kullanıma mahsus yabancı plakalı taşıtlarına en fazla 730 güne kadar geçici ithalat izni verilebilir. Yabancı ülke vatandaşları bakımından verilecek süre, kişinin Türkiye’deki yasal kalış süresini aşamaz. İkamet izni bulunmayan bir yabancının taşıtına, genel vize veya vize muafiyeti süresi çerçevesinde çoğu durumda 180 günlük dönem içinde 90 gün verilebilir. Türkiye’de geçerli ikamet izni bulunan yabancıya ise ikamet izniyle sınırlı olmak üzere en fazla 730 güne kadar süre tanınabilir. Yabancı bir şirkete ait taşıtın vekâletnameyle getirilmesi durumunda verilecek süre genel olarak 90 güne kadar olabilir. Kiralık araçlarda süre, kişinin yararlanabileceği azami sürenin yanında kira sözleşmesindeki süreyle de sınırlıdır.

AB, EFTA, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ülkelerinde yerleşik olup olağan sürelerini tüketen veya yerleşiklik koşulunu sağlayamayan bazı kişiler için, ikamet ettikleri ülkede kendi adlarına kayıtlı taşıtları bakımından yılda bir defa bir aylık özel giriş imkânı da bulunabilir. Bu istisnanın koşulları somut olayda ayrıca kontrol edilmelidir. Gümrükte verilen süre bir hak üst sınırıdır. Kişinin Türkiye’deki yasal kalış hakkı, ikamet belgesi, kira sözleşmesi veya diğer özel koşullar daha kısa bir süre verilmesine yol açabilir.

8. Yurtdışından emekli olanların durumu

Yurtdışından emekli kişiler için hem 185 gün koşulu hem de taşıtın Türkiye’de kalma süresi bakımından önemli kolaylıklar bulunmaktadır. Yurtdışından emekli olan kişinin emeklilik tarihinden sonra Türkiye’ye ilk defa getireceği kendi adına kayıtlı kişisel kullanıma mahsus kara taşıtı için 185 gün yurtdışında bulunma koşulu aranmayabilir. Ancak kişinin yurtdışından emekli olduğunu ve diğer koşulları sağladığını usulüne uygun belgelerle ispatlaması gerekir.

Emeklilik belgesinin bir çalışmaya bağlı olarak ilgili ülkenin kamu sosyal güvenlik kurumu tarafından düzenlenmiş olması aranır. Bir çalışmaya dayanmayan yaşlılık, dul veya yetim aylıkları ile özel sigorta şirketleri veya bireysel emeklilik sistemleri tarafından verilen belgeler, yurtdışından emeklilere tanınan kolaylıklar bakımından kabul edilmeyebilir. Yabancı dildeki emeklilik belgesinin elçilik, konsolosluk veya noter onaylı Türkçe tercümesinin sunulması gerekebilir.

Yurtdışından emeklilere ilişkin önemli bir güncel düzenleme, verilen iki yıllık sürenin belirli şartlarla yeniden verilebilmesidir. Kişinin:

  • İlk girişte emekli statüsüne dayanılarak süre almış olması,
  • Aracın kendi adına kayıtlı bulunması,
  • Emeklilik durumunu belgelendirmesi,
  • Mücbir sebep ve beklenmeyen hâller dışında ilk izin süresi bitmeden önceki son üç ay içinde gümrük idaresine başvurması

hâlinde, araç yurtdışına çıkarılmadan iki yıllık sürenin yeniden verilmesi mümkün olabilir. Böylece somut olayın koşullarına göre toplam dört yıla ulaşan bir kullanım dönemi gündeme gelebilir.

İlk iki yıllık süre dolmadan araçla yurtdışına çıkan emekli kişi, izin süresi içinde yeniden giriş yaparak kullanılmayan süreden yararlanabilir. Bu dönüşte, kalan izin süresinin kullanılması bakımından 185 gün koşulu aranmayabilir.

Toplam dört yıllık kullanım döneminden sonra ise taşıtın yurtdışına çıkarılması gerekir. Aynı veya farklı bir taşıtla yeniden yararlanılabilmesi için yurtdışında yerleşiklik koşulunun ve 185 günlük sürenin yeniden sağlanması aranır. Ayrıntılı koşullar, Ticaret Bakanlığının yurtdışından emeklilere ilişkin resmî açıklamasından kontrol edilebilir.

9. Türkiye’ye girişte hangi belgeler gerekir?

Gümrük idaresi, olayın özelliklerine göre aşağıdaki belgeleri isteyebilir:

  • Aracın ruhsatı veya mülkiyet belgesi
  • Taşıtı getiren kişinin sürücü belgesi
  • Pasaport veya pasaport yerine geçen kimlik belgesi
  • Yurtdışı ikametini gösteren oturum izni veya diğer belgeler
  • Türkiye’de geçerli zorunlu trafik sigortası
  • Emekliler için onaylı Türkçe tercümeli emeklilik belgesi
  • Araç başkasına aitse geçerli vekâletname
  • Kiralık araçlarda kira sözleşmesi
  • Şirket araçlarında kişinin şirket çalışanı veya ortağı olduğunu gösteren belge
  • Gerektiğinde belgelerin noter veya konsolosluk onaylı Türkçe tercümeleri

Aracın Türkiye’de geçerli trafik sigortası bulunmalıdır. Mevcut yabancı sigorta poliçesi Türkiye’yi kapsamıyorsa sınır bölgesinde geçerli bir sigorta yaptırılması gerekebilir. Yolculuk öncesinde e-Devlet üzerinden Taşıt Önbeyan işleminin tamamlanması, sınır kapısındaki işlemlerin daha hızlı yürütülmesine yardımcı olabilir. Önbeyan yapılması, giriş koşullarının kesin olarak sağlandığı veya araca mutlaka izin verileceği anlamına gelmez.

10. Vekâletnameyle araç getirmek mümkün müdür?

Başkasına ait bir yabancı plakalı taşıt vekâletnameyle getirilebilir; ancak hem araç sahibinin hem de aracı getiren kişinin yurtdışında yerleşik olması gerekir. Vekâletname, aracı getiren kişiye mülkiyet hakkı kazandırmaz ve yerleşiklik şartını ortadan kaldırmaz. Gümrük işlemlerinde kabul edilebilecek belgeler arasında:

  • Elçilik veya konsolosluk tarafından düzenlenen vekâletnameler
  • Noter onaylı vekâletnameler
  • Yetkili yabancı makamların düzenlediği belgeler
  • Uluslararası otomobil kuruluşlarınca düzenlenen belgeler
  • Şirket araçları için yetkilendirme belgeleri
  • Kiralık araçlar için kira sözleşmeleri

yer alabilir. Türkiye’de yaşayan bir kişinin, yurtdışındaki eşinden veya akrabasından vekâletname alması araç getirme hakkı sağlamaz. Aracı getirecek kişinin bizzat yurtdışında yerleşik olması gerekir.

11. Şirket aracı veya kiralık araç getirilebilir mi?

Yurtdışında yerleşik bir şirkete ait araç, şirketin yurtdışında yerleşik çalışanı veya ortağı tarafından getirilebilir. Kişinin şirketle ilişkisini ve araç üzerindeki kullanım yetkisini belgelendirmesi gerekir. Şirket adına kayıtlı taşıtın turistik kolaylık kapsamında getirilmesi, aracın Türkiye’deki bir şube, acente veya şirketin ticari faaliyetlerinde kullanılmasına izin verildiği anlamına gelmez. Geçici ithal edilen taşıt, izin amacına uygun şekilde kişisel kullanımda kalmalıdır. Kiralık araç da geçici olarak getirilebilir. Bu durumda geçerli kira sözleşmesi ibraz edilmeli ve aracın kullanım yetkisi açıkça gösterilmelidir. Araca verilecek süre, hem kişinin Türkiye’de yararlanabileceği süreyi hem de kira sözleşmesinin geçerlilik süresini aşamaz.

12. Yabancı plakalı aracı Türkiye’de kimler kullanabilir?

Geçici olarak getirilen yabancı plakalı taşıt öncelikle izin sahibi tarafından kullanılabilir. İzin sahibinin Türkiye’de bulunması şartıyla, yurtdışında yerleşik eşi, üstsoyu ve altsoyu da aracı kullanabilir. Aile bağının bulunması tek başına yeterli değildir. Aracı kullanacak eşin, anne veya babanın ya da çocuğun da Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik olması gerekir. İzin sahibi aracın içinde bulunduğu sırada yurtdışında yerleşik başka kişilerin aracı kullanması belirli koşullarla mümkün olabilir. Buna karşılık Türkiye’de yerleşik kişilerin aracı kullanması kural olarak yasaktır. Türkiye’de yaşayan bir kişi ancak gerçek bir acil durum nedeniyle, acil durumun devam ettiği süreyle sınırlı olarak ve araç sahibi araçta bulunmak şartıyla direksiyona geçebilir. Aracın Türkiye’de yerleşik eşe, çocuğa, akrabaya, arkadaşa veya çalışana bırakılması; kısa süreli, ücretsiz veya aile içi kullanım şeklinde olsa bile ihlal oluşturabilir. Yetkisiz kullanım hâlinde hem izin sahibi hem de aracı kullanan kişi hakkında ayrı işlem yapılabilir ve aracın yurtdışına çıkarılması istenebilir.

13. Araç Türkiye’de kalırken sahibi yurtdışına çıkabilir mi?

Araç sahibi, yabancı plakalı aracı Türkiye’de bırakarak yurtdışına çıkabilir. Ancak çıkıştan önce gümrük bakımından gerekli işlemleri yapmalıdır. Başlıca iki yöntem bulunmaktadır:

  • Aracın gümrük idaresinin gözetimine bırakılması
  • Aracın Türkiye’de kullanılmayacağına ilişkin taahhüt verilmesi

Taahhüt, gümrük idaresinde veya imkân sağlanan durumlarda Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri sistemi üzerinden verilebilir. Araç sahibi yurtdışındayken araç park hâlinde tutulmalı; eş veya aile bireyleri dâhil hiç kimse tarafından kullanılmamalıdır. Gerekli bildirim yapılmadan yurtdışına çıkılması idari para cezasına yol açabilir. Ayrıca araç Türkiye’de kaldığı sürece kendisine verilen izin süresi işlemeye devam eder. Araç kullanılmasa bile 730 günlük sürenin durduğu varsayılmamalıdır. Aracın gümrük gözetimine bırakılması hâlinde teslim, muhafaza ve yeniden alma süreleri dikkatle takip edilmelidir. Belirlenen süre içinde alınmayan araçlar bakımından tasfiye süreci gündeme gelebilir.

14. 730 gün sonunda kısa bir çıkış yapmak süreyi yeniler mi?

Hayır. Aracı sınır kapısından çıkarıp kısa süre sonra yeniden Türkiye’ye getirmek, otomatik olarak yeni bir 730 günlük süre başlatmaz. İzin süresinin tamamını kullanan kişinin aynı veya farklı taşıtla yeniden giriş yapabilmesi için kural olarak çıkış tarihinden sonra en az 185 gün yurtdışında bulunması ve yurtdışında yerleşiklik koşulunu tekrar sağlaması gerekir. Araç sahibi taşıtı başka bir kişiye devretse bile yeni malik bakımından yerleşiklik ve yurtdışında bulunma koşulları ayrıca incelenir.

Kişi izin süresinin tamamını kullanmadan araçla yurtdışına çıkmışsa kullanılmayan süreden yararlanabilir. Bununla birlikte yeniden giriş tarihinde, emeklilere tanınan özel istisnalar dışında, yurtdışında yerleşiklik koşulunun yeniden sağlanması gerekir. Taşıtla Türkiye dışına çıkıldıktan sonra kişinin araçsız olarak Türkiye’ye gelmesine ise gümrük mevzuatı bakımından genel bir engel bulunmamaktadır.

15. Araç Türkiye’de satılabilir veya devredilebilir mi?

Turistik kolaylık kapsamında geçici olarak getirilen araç Türkiye’de serbestçe satılamaz, devredilemez veya başkasının kullanımına bırakılamaz. Araç üzerinde yapılan geçici ithalat kaydı, aracın kullanımını ve tasarrufunu sınırlayan bir gümrük statüsü doğurur. Aşağıdaki işlemler önemli hukuki risk taşır:

  • Aracın Türkiye’de satılması
  • Bedelli veya bedelsiz şekilde devredilmesi
  • Türkiye’de yerleşik kişiye sürekli kullandırılması
  • Parçalanması veya parçalarının satılması
  • Ticari taşımacılıkta veya şirket faaliyetinde kullanılması
  • Gümrüğe bildirilmeden terk edilmesi
  • Sahte devir veya vekâlet belgeleri düzenlenmesi

Mevzuatın izin verdiği sınırlı aile içi kayıt değişiklikleri veya özel devir hâlleri bulunabilse de bunlar genel bir satış serbestisi oluşturmaz. İşlem yapılmadan önce gümrük idaresinden izin alınması gerekir. Araç gümrüğe terk edilmek istenirse usulüne uygun başvuru yapılmalıdır. Aracın terk edilmesi, daha önce doğan para cezalarını, vergileri veya diğer yükümlülükleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

16. Kaza, arıza, çalınma veya mücbir sebep hâlinde ne yapılmalıdır?

Yabancı plakalı aracın Türkiye’de kazaya karışması, ağır şekilde hasar görmesi, çalınması veya teknik arıza nedeniyle yurtdışına çıkarılamaması gümrük yükümlülüklerini kendiliğinden sona erdirmez. Olayın niteliğine göre:

  • Polis veya jandarma tutanağı alınmalı,
  • Sigorta şirketine bildirim yapılmalı,
  • Gümrük idaresi gecikmeden bilgilendirilmeli,
  • Tamir, çekici ve muhafaza belgeleri saklanmalı,
  • Çalınma hâlinde soruşturma belgeleri sunulmalı,
  • Süre uzatımı gerekiyorsa izin süresi dolmadan başvuru yapılmalıdır.

Aracın kullanılamaz hâle gelmesi veya ekonomik tam hasara uğraması durumunda parçaların tasfiyesi, aracın yurtdışına çıkarılması ya da gümrüğe bırakılması için ayrıca işlem gerekebilir. Araç sahibinin hastalığı, ölümü veya başka bir beklenmeyen olay da belgeye bağlanmalı ve yetkili gümrük idaresine zamanında bildirilmelidir. Mücbir sebep vardı” şeklindeki genel bir açıklama yeterli olmayabilir. Olay ile sürenin geçirilememesi arasındaki bağlantının resmî belgelerle gösterilmesi önemlidir.

17. Süre aşımı ve diğer ihlallerin yaptırımları

Yabancı plakalı taşıtın verilen süreden sonra Türkiye’de tutulması idari para cezası doğurabilir. Ticaret Bakanlığının 2026 yılı açıklamasında, bir, iki ve üç aya kadar olan süre aşımları için sırasıyla 2.988 TL, 5.976 TL ve 8.964 TL idari para cezası belirtilmiştir. Üç ayı aşan sürelerde ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca aracın gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası uygulanabileceği açıklanmaktadır. Maktu ceza tutarları her yıl yeniden değerleme ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncellenebileceğinden, işlem tarihinde geçerli tutar ayrıca kontrol edilmelidir. Yaptırım riski yalnızca süre aşımından doğmaz. Şu fiiller de gümrük işlemi ve para cezasına neden olabilir:

  • Aracın yetkisiz kişiye kullandırılması
  • Aracın izinsiz satılması veya devredilmesi
  • Taşıt sahibinin bildirim yapmadan yurtdışına çıkması
  • Aracın ticari amaçla kullanılması
  • Gerçeğe aykırı ikamet veya emeklilik belgesi sunulması
  • Aracın parçalanması ya da eşya olarak tasarruf edilmesi
  • Gümrük idaresine verilen taahhüde aykırı davranılması

Her gümrük ihlali ceza hukuku anlamında suç oluşturmaz. Birçok olay idari yaptırım kapsamında kalır. Ancak sahte belge, hileli işlem, kaçakçılık amacı, izinsiz tasarruf veya aracı gümrük denetiminden kaçırma gibi ek unsurlar bulunduğunda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında adli soruşturma gündeme gelebilir. İdari ve adli sorumluluk ayrımı, somut olayın özelliklerine göre yapılmalıdır.

18. Sık yapılan hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:

  • 185 günü takvim yılına göre hesaplamak
  • Yalnızca 185 günün yeterli olduğunu düşünmek
  • Vatandaşlık ile yurtdışında yerleşikliği karıştırmak
  • Kısa süreli sınır çıkışının 730 günü yenileyeceğini sanmak
  • Vekâletnamenin yerleşiklik şartını ortadan kaldırdığını düşünmek
  • Türkiye’de yaşayan eşe veya çocuğa aracı kullandırmak
  • Araç Türkiye’deyken bildirim yapmadan yurtdışına çıkmak
  • Sigortanın Türkiye’yi kapsadığını kontrol etmemek
  • Emeklilik belgesinin niteliğini ve tercüme şartını incelememek
  • Süre uzatımı başvurusunu son güne bırakmak
  • Gümrüğe bildirim yapmadan aracın satışına veya devrine kalkışmak
  • Kaza veya arızanın süreyi kendiliğinden durdurduğunu varsaymak

Bu hataların önemli bir bölümü, seyahat öncesinde giriş-çıkış kayıtları ile araç belgelerinin birlikte incelenmesiyle önlenebilir.

19. Yabancı plakalı araç işlemlerinde hukuki destek

Yabancı plakalı araç uyuşmazlıklarında gümrük, idare, vergi ve bazı durumlarda ceza hukuku hükümleri birlikte gündeme gelebilir. Bıçak Hukuk Bürosu tarafından somut olayın niteliğine göre şu konularda hukuki destek sağlanabilir:

  • Yurtdışında yerleşiklik ve 185 gün hesabının değerlendirilmesi
  • Emeklilere tanınan istisnaların incelenmesi
  • Araç ruhsatı, ikamet belgesi ve vekâletnamelerin kontrolü
  • Yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılmasına ilişkin işlemler
  • Süre uzatımı ve mücbir sebep başvuruları
  • Gümrük idaresi nezdindeki başvurular
  • İdari para cezalarına itiraz
  • Yetkisiz kullanım veya izinsiz devir iddiaları
  • Araca el konulması ve tasfiye işlemleri
  • Gümrük vergisi ve ceza hesaplamalarına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Kaçakçılık iddiasıyla başlatılan adli soruşturmalar
  • Aracın yurtdışına çıkarılması veya gümrüğe teslimi

Başvuru yapılırken kişinin ikamet ettiği ülkenin, son bir yıllık giriş-çıkış hareketlerinin, vatandaşlık ve emeklilik durumunun, aracın kime ait olduğunun ve daha önce Türkiye’de ne kadar süre kaldığının bildirilmesi ön değerlendirmeyi kolaylaştıracaktır.

20. Sıkça sorulan sorular

20.1. Yurtdışından getirilen araç Türkiye’de kaç yıl kalabilir?

Yurtdışında yerleşik Türk vatandaşları, çifte vatandaşlar ve Mavi Kart sahipleri bakımından araca en fazla 730 güne kadar süre verilebilir. Yabancıların araçlarına verilecek süre ise Türkiye’deki yasal kalış veya ikamet süreleriyle sınırlıdır.

20.2. 185 gün kesintisiz mi geçirilmelidir?

Hayır. Son 365 gün içindeki farklı yurtdışı kalış dönemleri toplanır. Bununla birlikte kişinin yurtdışında gerçek bir yerleşim yeri bulunmalıdır.

20.3. Emekliler için 185 gün şartı aranır mı?

Yurtdışından emekli kişinin emeklilik tarihinden sonra ilk defa getireceği kendi adına kayıtlı araçta 185 gün koşulu aranmayabilir. Sonraki girişlerde ve hakkın yeniden kazanılmasında farklı kurallar uygulanır.

20.4. Emeklinin aracı Türkiye’de dört yıl kalabilir mi?

Gerekli koşullar sağlanır ve ilk sürenin bitmesinden önceki son üç ay içinde başvuru yapılırsa ilk iki yıllık sürenin yeniden verilmesi mümkün olabilir. Böylece araç yurtdışına çıkarılmadan toplam dört yıllık kullanım gündeme gelebilir.

20.5. Türkiye’de yaşayan eş aracı kullanabilir mi?

Kural olarak hayır. Eşin aracı bağımsız şekilde kullanabilmesi için kendisinin de yurtdışında yerleşik olması gerekir. Türkiye’de yerleşik kişiler ancak gerçek bir acil durumda, araç sahibi araçta bulunmak şartıyla ve acil durum süresince aracı kullanabilir.

20.6. Vekâletnameyle araç getirilebilir mi?

Evet; ancak hem araç sahibinin hem de aracı getiren kişinin yurtdışında yerleşik olması ve geçerli vekâletnamenin sunulması gerekir. Türkiye’de yerleşik kişiye verilen vekâletname taşıt getirme hakkı sağlamaz.

20.7. Araç Türkiye’de bırakılarak yurtdışına çıkılabilir mi?

Evet. Ancak çıkıştan önce aracın gümrük gözetimine bırakılması veya kullanılmayacağına ilişkin taahhüt verilmesi gerekir. Bu işlemler yapılmadan çıkılması para cezasına neden olabilir.

20.8. Sınırdan çıkıp tekrar girmek yeni 730 gün kazandırır mı?

Hayır. Sürenin tamamı kullanılmışsa yeni bir giriş için kural olarak yurtdışında 185 gün bulunmak ve yerleşiklik şartını yeniden sağlamak gerekir.

20.9. Yabancı plakalı araç Türkiye’de satılabilir mi?

Turistik kolaylık kapsamında getirilen araç Türkiye’de serbestçe satılamaz veya devredilemez. İzinsiz satış ve devir gümrük yaptırımlarına, bazı durumlarda adli soruşturmaya neden olabilir.

20.10. Kaza veya arıza sürenin işlemesini durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Olay belgelenmeli, gümrük idaresine gecikmeden bildirim yapılmalı ve gerekiyorsa izin süresi dolmadan uzatma veya başka bir gümrük işlemi talep edilmelidir.

21. Sonuç

Yurtdışında yaşayanların yabancı plakalı araçlarını Türkiye’ye getirebilmesi, yalnızca 185 günlük sürenin tamamlanmasına bağlı basit bir işlem değildir. Kişinin gerçek yerleşim yeri, vatandaşlık ve ikamet statüsü, emeklilik durumu, aracın kayıtlı olduğu ülke, mülkiyet veya kullanım hakkı ve daha önce kullanılan izin süreleri birlikte değerlendirilir.

Araç sahibinin Türkiye’de bulunduğu süre boyunca aracı kimlerin kullanabileceği, araç Türkiye’de bırakılarak yurtdışına çıkıldığında hangi bildirimin yapılacağı ve izin süresinin ne zaman sona ereceği özellikle takip edilmelidir. Süre aşımı, yetkisiz kullanım, izinsiz devir veya gerçeğe aykırı belge kullanılması önemli mali ve hukuki sonuçlar doğurabilir.

Türkiye’ye gelmeden önce giriş-çıkış kayıtlarının, ikamet ve emeklilik belgelerinin, araç ruhsatının, sigorta poliçesinin ve varsa vekâletname ya da kira sözleşmesinin birlikte incelenmesi, sınır kapısında ve sonrasında yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olur. Somut olayınızın değerlendirilmesi, gümrük başvurularının yürütülmesi veya uygulanan yaptırımlara itiraz edilmesi için Bıçak Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Comments

No comments yet.

Send Comment