Kadının cinsel iradesinin evlilik birliği içinde de korunması gerektiği düşüncesi, insan onuru, bedensel bütünlük ve bireysel özgürlük ilkelerinin doğal bir sonucudur. Prof. Dr. Vahit Bıçak tarafından 1998 yılında yayımlanan bu çalışma, evlilik içi cinsel saldırı konusunu Türk hukuku ve karşılaştırmalı hukuk açısından ele alan öncü akademik yayınlardan biridir. Makalede, evliliğin eşlerden birine diğerinin cinsel iradesi üzerinde sınırsız bir hak tanımadığı ve rızanın her durumda esas olduğu vurgulanmaktadır. Çalışma, Avrupa İnsan Hakları hukuku ve yabancı hukuk sistemlerindeki gelişmeleri de inceleyerek konuyu geniş bir perspektifle değerlendirmektedir. Yayımlandığı dönemde cesur ve yenilikçi bir yaklaşım ortaya koyan eser, Türkiye’de bu alandaki akademik tartışmalara önemli katkı sağlamıştır. Aradan geçen yıllarda hukuki düzenlemeler değişmiş olsa da, makalenin temel ilkeleri günümüzde de önemini korumaktadır. Bu sayfa, söz konusu çalışmanın tarihsel ve akademik değerini tanıtmak ve araştırmacılara kaynak sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Bıçak Hukuk, insan hakları, ceza hukuku ve kadın hakları alanındaki akademik birikimini ve uygulama deneyimini bilimsel yayınlarıyla paylaşmaya devam etmektedir.
Kadının Cinsel İradesinin Eşine Karşı Korunması
Kadının Cinsel İradesi Evlilikle Ortadan Kalkar mı?
Kadının cinsel iradesinin evlilik birliği içinde de korunması gerektiği, günümüzde insan hakları hukukunun ve modern ceza hukuku anlayışının temel ilkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Evlilik, eşler arasında karşılıklı hak ve yükümlülükler doğursa da, hiçbir eşe diğerinin bedeni üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi vermez. Cinsel ilişkinin hukuki meşruiyeti, evlilik bağından değil, her somut olayda özgür iradeyle verilen rızadan kaynaklanır.
Bugün birçok hukuk sisteminde kabul gören bu yaklaşımın Türkiye’deki erken akademik savunucularından biri, Prof. Dr. Vahit Bıçak tarafından 1998 yılında kaleme alınan “Kadının Cinsel İradesinin Eşine Karşı Korunması: Irza Geçme Suçu (Marital Rape)” başlıklı çalışmadır. Liberal Düşünce Dergisi‘nde yayımlanan makale, evlilik içi cinsel saldırı konusunu Türk hukuku, karşılaştırmalı hukuk ve insan hakları perspektifinden sistematik biçimde inceleyen öncü yayınlardan biri olmuştur.
Çalışmanın Önemi
1990’lı yıllarda evlilik içi cinsel saldırı konusu hem Türkiye’de hem de birçok ülkede henüz yeterince tartışılmayan bir hukuk alanıydı. Toplumda yaygın olan geleneksel anlayış, evliliğin cinsel ilişki bakımından sürekli bir rıza oluşturduğu varsayımına dayanıyordu. Söz konusu çalışma ise bu anlayışı sorgulayarak, kadının cinsel iradesinin evlilik içinde de bağımsız şekilde korunması gerektiğini savunmuş ve konuyu insan hakları ekseninde değerlendirmiştir.
Makale yalnızca Türk hukukunu incelemekle yetinmemiş; Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Avrupa’daki gelişmeleri de karşılaştırmalı olarak ele alarak, evlilik içi cinsel saldırıya ilişkin uluslararası eğilimleri Türk hukuk literatürüne taşımıştır. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına yaptığı değerlendirmelerle, konunun yalnızca ceza hukuku değil aynı zamanda temel hak ve özgürlükler meselesi olduğunu ortaya koymuştur.
Makalenin Temel Tezleri
Çalışmada öne çıkan temel görüşler şu şekilde özetlenebilir:
- Evlilik, eşlerden birine diğerinin cinsel iradesi üzerinde mutlak bir hak vermez.
- Kadının cinsel özgürlüğü ve bedensel bütünlüğü evlilik içinde de korunmalıdır.
- Cinsel ilişki bakımından rıza her olayda ayrı ayrı değerlendirilmeli; evlilik sürekli ve geri alınamaz bir muvafakat olarak kabul edilmemelidir.
- Fiziksel cebir kadar psikolojik baskı, korkutma veya zorlamanın da hukuki değerlendirmede dikkate alınması gerekir.
- İnsan hakları hukuku bakımından evlilik içi cinsel saldırının cezalandırılması, bireyin onurunun ve kişisel özgürlüğünün korunmasının bir gereğidir.
Bu görüşler, yayımlandığı dönemde oldukça ileri bir yaklaşımı temsil etmekteydi ve günümüzde uluslararası hukukta benimsenen temel ilkelerle büyük ölçüde örtüşmektedir.
Karşılaştırmalı Hukuk Perspektifi
Makalede, özellikle Anglo-Amerikan hukukunda « marital rape » kavramının gelişimi ayrıntılı şekilde incelenmektedir. ABD eyaletlerinde farklı düzenlemeler, İngiliz hukukundaki tarihsel yaklaşım ve zaman içerisinde yaşanan dönüşüm değerlendirilerek, evlilik kurumunun ceza hukuku bakımından mutlak bir dokunulmazlık sağlamaması gerektiği ortaya konulmaktadır.
Çalışma ayrıca, Avrupa İnsan Hakları sistemi kapsamında bireyin bedensel bütünlüğünün ve cinsel özerkliğinin korunmasına ilişkin yaklaşımları ele alarak, evlilik içi cinsel saldırının yalnızca aile hukuku meselesi değil, aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerle doğrudan bağlantılı bir konu olduğunu vurgulamaktadır.
Türk Hukuku Açısından Değerlendirme
Makalenin kaleme alındığı dönemde yürürlükte bulunan hukuki düzenlemeler çerçevesinde, eşe karşı gerçekleştirilen cinsel saldırının ceza hukuku bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiği ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Yargıtay kararları, öğretideki görüşler ve uygulamadaki tartışmalar analiz edilerek, evlilik içinde de kadının cinsel iradesinin hukuken korunması gerektiği savunulmuştur.
Bu yaklaşım, daha sonra hem uluslararası insan hakları hukukunda hem de birçok ülkenin ceza hukuku sisteminde güç kazanan « evlilik sürekli rıza anlamına gelmez » ilkesinin Türkiye’deki erken akademik savunularından biri olarak dikkat çekmektedir.
1998’den Günümüze
Aradan geçen yıllarda Türk ceza hukuku, insan hakları hukuku ve karşılaştırmalı hukuk alanında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Buna rağmen, makalenin temel hareket noktası olan « kadının cinsel iradesinin evlilik içinde de bağımsız olarak korunması gerektiği » yönündeki yaklaşım güncelliğini korumaktadır. Günümüzde bireyin bedensel özerkliği, insan onuru ve özgür iradesi, medeni hâline bağlı olarak değişmeyen temel haklar arasında kabul edilmektedir.
Bu sayfada tanıtımı yapılan çalışma, yayımlandığı dönemin hukuki çerçevesini yansıtan tarihî ve akademik bir eser niteliğindedir. Konuya ilişkin güncel mevzuat, yargı kararları ve uluslararası standartlar ışığında hazırlanacak kapsamlı değerlendirmeler ise ayrıca yayımlanacaktır.
Kaynak Gösterimi
Bıçak, V. (1998). Kadının Cinsel İradesinin Eşine Karşı Korunması: Irza Geçme Suçu (Marital Rape). Liberal Düşünce Dergisi (Journal of Liberal Thinking), Sayı 10, s. 59–71.

Comments
No comments yet.