Türkiye’de Varlık Barışı: Kayıt Dışı Varlıkların Yasal Çözümü

Türkiye’de varlık barışı uygulamaları, yurt dışında ve yurt içinde bulunan kayıt dışı finansal varlıkların milli ekonomiye kazandırılması amacıyla farklı dönemlerde çeşitli yasal düzenlemelerle hayata geçirilmiştir. 2008 yılında başlayan bu süreç, sonraki yıllarda yapılan değişikliklerle kapsamını genişleterek hem gerçek kişiler hem de şirketler için önemli mali avantajlar sunmuştur. 21 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 1016 sayılı yeni düzenleme ile varlık barışı uygulaması yeniden güncellenmiş ve başvuru süresi 31 Temmuz 2027 tarihine kadar uzatılmıştır. Yeni sistem, varlıkların Türkiye finansal sisteminde tutulma süresine bağlı olarak değişen vergi oranları ve genişletilmiş yatırım araçları ile daha kapsamlı bir hukuki çerçeve ortaya koymaktadır. Düzenleme aynı zamanda girişim sermayesi yatırım fonlarını da kapsama dahil ederek yatırım ve finansman ekosistemini destekleyen yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bildirim, transfer, tevsik ve süre yönetimi bakımından getirilen teknik şartlar, süreçlerin dikkatle planlanmasını ve hukuki risk analizinin titizlikle yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Vergi incelemesinden korunma imkanının sürdürülebilmesi için yasal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bıçak Hukuk, varlık barışı başvuruları, uluslararası varlık yapılandırması, vergi uyum süreçleri ve gizlilik esaslı hukuki danışmanlık hizmetleriyle müvekkillerine bu süreçlerde profesyonel destek sunmaktadır.

Yurt dışı içi kayıt dışı para altın döviz menkul kıymet sermaye piyasası vergi kayıtlı hale getirme varlık barışı gizlilik hukuki danışmanlık

Türkiye’de Varlık Barışı: Kayıt Dışı Varlıkların Yasal Çözümü

2026 Yılı Varlık Barışı Düzenlemesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 21 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen ve kamuoyunda “Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi” olarak anılan torba yasa ile, yurt dışında bulunan finansal varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılmasına yönelik kapsamlı bir yeni dönem başlatılmıştır. Cumhurbaşkanının onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek düzenleme, hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler açısından önemli vergi avantajları ve hukuki koruma mekanizmaları getirmektedir. Yeni düzenleme uyarınca, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi halinde, bu varlıklara ilişkin olarak hiçbir surette vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu düzenleme, önceki varlık barışı uygulamalarından farklı olarak yalnızca bir bildirim mekanizması değil; aynı zamanda uzun vadeli finansal sistem entegrasyonunu teşvik eden yeni bir yapı öngörmektedir.

Kademeli Vergi Sistemi Getirildi

2026 düzenlemesinin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, varlıkların Türkiye finansal sisteminde tutulma süresine göre değişen kademeli vergi oranlarıdır. Yeni sisteme göre:

  • En az 5 yıl tutulacak varlıklarda vergi oranı %0
  • En az 4 yıl tutulacak varlıklarda %1
  • En az 3 yıl tutulacak varlıklarda %2
  • En az 2 yıl tutulacak varlıklarda %3
  • En az 1 yıl tutulacak varlıklarda %4
  • Taahhütsüz bildirimlerde %5

1 Ocak 2027 sonrasında yapılacak bildirimlerde bu oranlar yarım puan artırımlı uygulanacaktır. Bu model, önceki düzenlemelere göre çok daha sofistike bir finansal teşvik mekanizması oluşturmaktadır.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonları da Kapsama Dahil Edildi

Yeni düzenleme ile özel indirimli vergi avantajlarından artık girişim sermayesi yatırım fonları da yararlanabilecektir. Bu değişiklik, özellikle teknoloji yatırımları, startup finansmanı, venture capital fonları ve inovasyon odaklı sermaye yapılandırmaları açısından son derece önemli bir gelişmedir. Türkiye’nin yüksek katma değerli yatırım ekosistemini büyütmeyi hedefleyen bu yaklaşım, varlık barışını klasik bir servet transferi mekanizmasının ötesine taşımaktadır.

İki Aylık Transfer Zorunluluğu

Bildirimde bulunulan varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi zorunludur. Fiziki olarak getirilen varlıklar bakımından ise gümrük idaresine beyan ve tevsik şartı getirilmiştir. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde varlık barışının sağladığı koruma hükümlerinden yararlanılamayacaktır.

Yurt İçi Kayıt Dışı Varlıklar İçin Yeni Fon Hesabı Sistemi

Türkiye’de bulunmasına rağmen işletme kayıtlarında yer almayan varlıkların bildirilmesi halinde bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için pasifte özel fon hesabı açılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu fon hesabı:

  • 2 yıl boyunca işletmeden çekilemeyecek,
  • sermayeye ilave dışında kullanılamayacak,
  • tasfiye halinde vergilendirilmeyecektir.

Bu düzenleme, mali disiplin ile kayıt altına alma amacını birlikte gözetmektedir.

Vergi İncelemesine Karşı Koruma Devam Ediyor

Yeni düzenlemenin en güçlü yönlerinden biri, uygun şekilde bildirilen varlıklar bakımından vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı korumasının korunmasıdır. Ancak bu koruma;

  • bildirilen varlığın süresinde transfer edilmemesi,
  • tahakküt eden verginin süresinde ödenmemesi,
  • taahhüt edilen bekletme sürelerine uyulmaması

halinde ortadan kalkacaktır. Bu nedenle süreçlerin teknik ve hukuki olarak dikkatle yürütülmesi kritik önem taşımaktadır.

2026 Düzenlemesinin Stratejik Önemi

Yeni varlık barışı düzenlemesi, önceki uygulamalardan daha kapsamlı, daha teknik ve daha yüksek uyum gerektiren bir yapıya sahiptir. Özellikle:

  • yurt dışında finansal varlığı bulunan Türk vatandaşları,
  • offshore hesap sahipleri,
  • uluslararası yatırımcılar,
  • aile serveti yapılandırması yapanlar,
  • girişim sermayesi yatırımcıları

bakımından bu düzenleme önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak bildirim, transfer, tevsik ve süre yönetimi bakımından yapılacak teknik hatalar, koruma mekanizmasının tamamen kaybedilmesine yol açabilecektir.

Sekizinci Varlık Barışı

Yurtdışı veya yurtiçi kayıtsız para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları varlıkların herhangi bir vergi ödemeden veya çok düşük vergi ödeyerek aklanması, bir başka ifadeyle mali sistemde kayıtlı hale getirilmesi uygulaması 30 Haziran 2022 tarihinde sona ermişti. Ancak, 5 Temmuz 2022 tarihi itibariyle Varlık Barışını düzenleyen yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi ve varlık barışı uygulaması 31 Mart 2023 tarihine kadar uzatıldı.

5 Temmuz 2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanunun 50. maddesi hükmüyle varlık barışı uygulamasına ilişkin Sekizinci düzenleme yürürlüğe girdi.

Bu düzenleme, yurt dışında bulunan bazı varlıkların bildirimi (yurt dışındaki varlıkların banka ve aracı kurumalara bildirilmesi) ve Türkiye’ye getirilmesi ile yurt içinde bulunan ve kayıtlarda yer almayan bazı varlıkların beyan edilmesi (yurt içindeki varlıkların vergi dairesine bildirilmesi) ve kayıtlara alınmasını içeriyor.

Yurt dışındaki varlıkların bildirimi

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları düzenlemenin kapsamına giriyor. Bu varlıklar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilebiliyor. Vergi mükellefi olsun olmasın tüm gerçek ve tüzel kişiler bu yasa hükmünden yararlanabiliyorlar. Bildirimin 31 Mart 2023’e kadar yapılması gerekiyor.

Kredi kapatılabilir

Yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, yine yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin en geç 31 Mart 2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabiliyor. Kapatılan bu kredilerin 5 Temmuz tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olması gerekiyor. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmıyor.

Erken bildirene düşük vergi

Banka ve aracı kurumların, kendilerine bildirilen varlıkların değeri üzerinden;

– 30 Eylül 2022 tarihine kadar yapılan bildirimler için %1,

– 1 Ekim 2022 tarihi ila 31 Aralık 2022 tarihi (bu tarih dahil) arasında yapılan bildirimler için %2,

– 31 Mart 2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3,

oranındaki vergiyi peşin olarak bildirim sahibinden tahsil etmeleri gerekiyor. Bu vergi banka ve aracı kurumlar tarafından, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ediliyor ve aynı sürede ödeniyor.

Bir yıldan fazla tutanlar avantajlı

Bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az bir yıl süreyle tutulması halinde vergi oranı yüzde SIFIR olarak uygulanıyor. Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine iade ediliyor.

Yurt içindeki varlıklar

Yurt içi varlıklarla ilgili hüküm sadece kayıtların düzeltilmesini içeriyor. Bu yüzden söz konusu düzenlemeden yalnız gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabiliyor.

Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri sahip oldukları, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, 31 Mart 2023 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edip Varlık Barışı uygulaması hükmünden yararlanabiliyorlar.

Evveliyatı

Türkiye’de ilk olarak Kasım 2008’de uygulamaya konulan ve yurt dışındaki varlıkların ülke ekonomisine girmesini hedefleyen “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun”, takip eden yıllarda 4 kez daha yapılan düzenlemelerle hayata geçirildi. En kapsamlı düzenleme ise 2018’de gerçekleştirildi.

Ülkeler arası bilgi paylaşımının arttığı süreçte gerçek ve tüzel kişilere taşınmaz dahil her türlü varlığını Türkiye’ye getirmesi için birçok avantajın sunulduğu 2018 deki düzenleme ile vergi oranı da yüzde 1’e kadar çekildi.

“Varlık Barışı”, Türkiye’de ilk kez 22 Kasım 2008’de uygulamaya konulmuş, 2 Mart 2009’da sona eren başvuru süresi, 10 Temmuz 2009’da uygulamaya giren düzenlemeyle önce 30 Eylül 2009’a, daha sonra da 31 Aralık 2009’a kadar uzatılmıştı. Bu dönemde Varlık Barışı için başvuranlardan yurt içi varlıklar için yüzde 5, yurt dışı varlıklar için de yüzde 2 vergi alınmıştı.

Uygulama

Uygulamanın 22 Kasım 2008 – 2 Mart 2009 sürecini kapsayan ilk döneminde, yurt dışından 10 milyar 748 milyon 738 bin lira, yurt içinden de 4 milyar 83 milyon 331 bin lira kaynak beyanında bulunulmuştu. İlk dönemde toplam 14 milyar 832 milyon 69 bin liralık kaynak üzerinden 419 milyon 141 bin lira vergi tahakkuk edilmişti.

10 Temmuz 2009’da başlayıp 31 Aralık 2009’da sona eren 2. uygulama döneminde ise 16 milyar 201 milyon 199 bin lirası yurt dışından, 16 milyar 269 milyon 276 bin lirası da yurt içinden olmak üzere toplam 32 milyar 470 milyon 475 bin liralık kaynak varlık barışına konu edilmişti. Bu varlıklara da 1 milyar 137 milyon 487 bin lira vergi tahakkuku yapılmıştı.

Böylece “Varlık Barışı” uygulaması kapsamında 26 milyar 949 milyon 937 bin lirası yurt dışından, 20 milyar 352 milyon 608 bin lirası da yurt içinden olmak üzere toplam 47 milyar 302 milyon 545 bin liralık kaynak “Varlık Barışı”na konu edilmek üzere beyan edilmişti. Bu beyanlar üzerinden 1 milyar 556 milyon 629 bin lira vergi tahakkuk ettirilmişti.

İkinci “Varlık Barışı”

Yurt dışından varlıkların Türkiye’ye getirilmesine ilişkin Nisan 2013’te yeniden harekete geçilirken, bu kapsamda bildirim ve beyan süresi 29 Mayıs 2013’te başlatıldı. Uygulamada, 31 Temmuz 2013’te dolan süre 31 Ekim 2013’e uzatıldı.

İkinci Varlık Barışı’nın kesin sonuçlarına ilişkin açıklama yapan ekonomi yönetimi, uygulama kapsamında bugüne kadar ülkeye 10,5 milyar lira tutarında kaynağın geldiğini ve 209 milyon lira verginin tahsil edildiğini bildirdi.

Uygulama sonucunda toplam 69 milyar 807 milyon 327 bin liralık varlık beyan edildi. Bu kapsamda 1 milyar 396 milyon 147 bin lira vergi tahakkuk ettirildi ve bu tutarın 209 milyon 169 bin lirası tahsil edildi. Dolayısıyla beyan edilip, şu ana kadar Türkiye’ye getirilip vergisi ödenen tutar 10,5 milyar lira oldu. Bu varlıkların yüzde 90,4’ü (63 milyar 101 milyon 942 bin lira) vergi dairelerine doğrudan, yüzde 9,6’sı ise (6 milyar 705 milyon 384 bin lira) banka ve aracı kurumlara beyan edildi.

Üçüncü “Varlık Barışı”

Hükumet, Temmuz 2016’da yeni bir “Varlık Barışı” için düğmeye basarken, Ağustos 2016’da Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’la yurt dışındaki varlıkların 31 Aralık 2016’ya kadar Türkiye’ye getirilmesi halinde serbestçe tasarruf edilebilmesinin önü açıldı. Bu süre daha sonra yayımlanan kararla 30 Haziran 2017’ye uzatıldı.

Bu sayede kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle ithalde alınanlar da dahil olmak üzere her türlü vergi, resim, harç ve fon yönünden herhangi bir inceleme ve tarhiyat yapılmazken, ceza da kesilmedi.

Söz konusu uygulamada, ülkeye getirilen varlıklar için vergi tahsil edilmedi.

Dördüncü “Varlık Barışı”

“Varlık Barışı” için 2018’in temmuz ayında tebliğ ile kapsamlı bir düzenlemeye gidilirken, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişilere, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilme imkanı dördüncü kez tanmış oldu.

Uygulama için 30 Kasım 2018 olarak belirlenen son başvuru süresi daha sonra 6 ay uzatıldı. Yararlananlar için vergi oranı ise yüzde 2 olarak belirlendi.

Beşinci “Varlık Barışı”

“Varlık Barışı” uygulamasının beşincisi, 17 Temmuz 2019’da Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici bir maddeyle düzenlendi.

Yararlananlar için vergi oranının yüzde 1 olarak belirlendiği uygulama, 2020 yılının Haziran sonu itibarıyla sona erdi.

Altıncı “Varlık Barışı”

7256 sayılı Kanuna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 30 Haziran 2021 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek.

Söz konusu varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30 Haziran 2021’e kadar kapatılmasında kullanılabilecek. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılacak.

Vergi Usul Kanunu’na göre defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecek.

Yedinci “Varlık Barışı”

17.11.2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“7256 sayılı Kanun“) ile Yedinci Varlık Barışı düzenlemesi getirilmişti.

7256 sayılı Kanun Ne Getiriyordu?

Yurtdışında Bulunan Varlıklar İçin Varlık Barışı

  • Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 30 Haziran 2021 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecekler.
  • Sayılan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17 Kasım 2020 itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30 Haziran 2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın varlık barışından yararlanılabilecek.
  • 17 Kasım 2020 itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan yukarıdaki varlıkların 17 Kasım 2020 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmesi suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla varlık barışından yararlanılabilecek.
  • Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, varlık barışı kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecek.
  • Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
  • Varlık barışı kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.
  • Varlık barışından faydalanılabilmesi için yurtdışındaki varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekli.

Türkiye’de Bulunan Ancak İşletme Kayıtlarında Yer Almayan Varlıklar için Varlık Barışı

  • Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, sahip oldukları ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazları, 30 Haziran 2021 tarihine kadar vergi dairelerine bildirebileceklerdir.
  • Bildirilen varlıklar, 30 Haziran 2021 tarihine kadar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilecek. Bu halde, bu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.
  • Söz konusu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
  • Bildirilen bu varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.

Herhangi bir Vergi Hesaplanmayacak

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30 Haziran 2021’e kadar vergi dairelerine bildirilecek. Bildirilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilecek. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek. Bu fıkra kapsamında bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilecek.

Madde kapsamında yapılan bildirimler üzerine herhangi bir vergi hesaplanmayacak.

Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.

Söz konusu varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şart olacak.

Cumhurbaşkanı, belirtilen süreleri, bitim tarihlerinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde 1 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak. Bu konudaki uygulama usul ve esaslarını Hazine ve Maliye Bakanlığı belirlemeye yetkili olacak.

Varlık barışı hükümlerinin sağladığı imkanlardan yararlanmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler adına gerekli iş ve işlemler gizlilik prensipleri doğrultusunda uzman avukatlarımız tarafından vekaleten yürütülmektedir.

/ Bilgilendirme, Görüşler / Düşünceler, Görüşler / Düşünceler, Şirketler Hukuku, Ticaret Hukuku, Vergi Hukuku / Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Comments

No comments yet.

Send Comment