Hapishanelerde İnfaz Düzenlemesi: Toplu Tahliyelerden Kimler Yaralanacak?

Türkiye’de ceza infaz sisteminde toplu tahliyeler, özellikle 31 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeler ve 25 Aralık 2025 tarihli 11. Yargı Paketi ile birlikte önemli ölçüde yeniden şekillenmiştir. COVID-19 izni sürecinden doğan geçici uygulamalar, bu tarihler itibarıyla kalıcı bir hukuki çerçeveye kavuşturulmuş ve çok sayıda hükümlü bakımından erken tahliye, açık cezaevine geçiş ve denetimli serbestlik imkânları genişletilmiştir. 31 Temmuz 2023 düzenlemesiyle, denetimli serbestliğe ayrılmasına beş yıl veya daha az süre kalan bazı hükümlüler için cezaevine geri dönüş tamamen ortadan kaldırılmıştır. Aynı süreçte kapalı cezaevinde bulunan hükümlüler açısından da iyi hâl şartıyla açık cezaevine ve denetimli serbestliğe üç yıl erken ayrılma yolları açılmıştır. 11. Yargı Paketi ise suç tarihi esasını benimseyerek bu infaz kolaylıklarını yeniden yapılandırmış ve on binlerce hükümlü için fiili cezaevinde kalış sürelerini kısaltan yeni bir rejim oluşturmuştur. Ancak terör, kasten öldürme, deprem kaynaklı ölüm ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi bazı ağır fiiller bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Bu gelişmeler, infaz sürecinin artık yalnızca mahkemece verilen ceza süresine göre değil, suç tarihi, infaz oranı, iyi hâl ve denetimli serbestlik koşulları birlikte değerlendirilerek hesaplanmasını zorunlu kılmaktadır. Bıçak Hukuk, bu karmaşık süreçte hükümlü ve yakınlarına güncel infaz düzenlemeleri, tahliye imkânları ve yatar hesabı konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

ceza cezaevi tahliye infaz hapishane yargı paketi denetimli serbestlik açık kapalı erken geçiş yatar hesaplama avukat hukuk bürosu hükümlü

Hapishanelerde Toplu Tahliye Uygulamaları

1. Giriş

Türkiye’de ceza infaz sistemi, COVID-19 pandemisi sonrasında yapılan ardışık düzenlemelerle birlikte köklü bir dönüşüm sürecine girmiştir. Kamuoyunda çoğu zaman “af” veya “toplu tahliye” olarak anılan bu değişiklikler, hukuken af niteliği taşımamakta; esasen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında getirilen infaz kolaylıkları, erken açık cezaevi geçişleri ve denetimli serbestlik mekanizmaları üzerinden işlemektedir. Bu yazıda, 31 Temmuz 2023 tarihli düzenlemeler ile 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi birlikte ele alınarak, kimlerin hangi şartlarla bu infaz rejiminden yararlandığı sistematik biçimde açıklanmaktadır.

2. COVID-19 Dönemi ve İnfaz Rejimindeki İlk Kırılma

Pandemi sürecinde cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmak amacıyla özellikle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler bakımından COVID-19 izni uygulaması başlatılmıştır. Bu uygulama, cezanın ortadan kaldırılması anlamına gelmemekte; infazın geçici olarak cezaevi dışında sürdürülmesini ifade etmektedir. Hükümlülük statüsü devam etmiş, yalnızca cezanın çekildiği yer değişmiştir. Bu nedenle COVID izni süresinde yeni bir suç işlenmesi hâlinde hükümlüler yeniden cezaevine alınabilmiştir.

2020–2023 yılları arasında uygulanan bu sistem, fiilen on binlerce kişinin cezaevinden ayrılmasına yol açmış; ancak hukuki zemini geçici nitelikte kalmıştır. Bu geçici yapı, 2023 yılında yapılan yasal düzenleme ile kalıcı bir çerçeveye kavuşturulmuştur.

3. 31 Temmuz 2023 Düzenlemesi ve Geçici 10. Madde

15 Temmuz 2023 tarihinde kabul edilen 7456 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 10. madde, infaz hukukunda kritik bir eşik oluşturmuştur. Bu düzenlemenin merkezinde 31 Temmuz 2023 tarihi yer almaktadır. Kimlerin hangi infaz kolaylıklarından yararlanabileceği, büyük ölçüde bu tarih itibarıyla hükümlülerin ceza infaz sistemindeki statüsüne göre belirlenmiştir.

Geçici 10. madde kapsamında üç ana grup öngörülmüştür: 31 Temmuz 2023 itibarıyla açık ceza infaz kurumunda olup COVID izninde bulunanlar, aynı tarih itibarıyla denetimli serbestlik tedbiri uygulanırken izinli sayılanlar ve 31 Temmuz 2023 tarihinde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler. Her grup bakımından uygulanacak infaz rejimi farklılaştırılmıştır.

4. Adalet Bakanlığı Açıklaması ve Uygulamanın Çerçevesi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 7 Temmuz 2023 tarihli açıklaması, düzenlemenin pratik sonuçlarını netleştirmiştir. Buna göre, 31 Temmuz 2023 itibarıyla COVID-19 izninde bulunan hükümlülerden denetimli serbestliğe ayrılmalarına beş yıl veya daha az süre kalanlar tekrar cezaevine dönmeyecek ve kalan sürelerini denetimli serbestlik altında infaz edecektir. Aynı tarih itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve cezasının belirli kısmını burada geçirmiş olan hükümlüler ise iyi hâlli olmak şartıyla üç yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecektir. Bu kişiler, cezalarının süresine göre en az üç ay açık cezaevinde kalmak kaydıyla ayrıca üç yıl daha erken denetimli serbestliğe geçebilecektir.

31 Temmuz 2023 itibarıyla denetimli serbestlikte olup COVID izni nedeniyle izinli sayılanların yükümlülükleri kaldırılmış; ancak bu kişilerin yeni bir suç işlemeleri hâlinde doğrudan cezaevine alınacakları açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık COVID izninden denetimli serbestliğe geçenlerin yükümlülükleri devam etmektedir. Bu çerçevede, bazı hükümlüler bakımından cezaevine geri dönüş tamamen ortadan kalkmış, diğer bir grup için ise açık cezaevi ve denetimli serbestlik geçişleri ciddi biçimde öne çekilmiştir.

5. 2023 Düzenlemesinden Kaç Kişi Yararlanmıştır?

COVID-19 izni ve 31 Temmuz 2023 düzenlemesi kapsamında yararlananlara ilişkin tekil ve resmî bir toplam sayı açıklanmamıştır. Bununla birlikte, açık kaynak analizleri ve cezaevi nüfusundaki değişimler üzerinden yapılan değerlendirmeler, pandemi süreci ve 2023 yazı itibarıyla yaklaşık 100 bin civarında hükümlünün fiilen bu infaz kolaylıklarından yararlandığını göstermektedir. 2023 Temmuz–Eylül döneminde tutuklu ve hükümlü sayısındaki hızlı düşüş de bu ölçeği teyit etmektedir. Bu rakamlar resmî istatistik değil; cezaevi nüfusundaki değişimlere dayalı güvenilir tahminlerdir. Ancak infaz rejiminin pratikte on binlerce kişi üzerinde doğrudan tahliye veya erken çıkış etkisi yarattığı açıktır.

6. Suç Türüne Göre Sınırlar ve İstisnalar

Her ne kadar düzenleme geniş bir hükümlü kitlesini kapsasa da, bazı suçlar bakımından açık sınırlamalar getirilmiştir. Terör ve örgütlü suçlar, kasten öldürme, deprem kaynaklı ölüm suçları ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar infaz kolaylıkları bakımından daha dar bir rejime tabidir. Bu suçlar yönünden erken açık cezaevi veya erken denetimli serbestlik imkânları ya tamamen kapalıdır ya da ciddi ölçüde sınırlanmıştır. Bu nedenle her dosya mutlaka suç türü, infaz oranı, iyi hâl ve müddetname hesabı birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.

7. Yargı Paketi (25 Aralık 2025) ile Gelen Yeni İnfaz Rejimi

25 Aralık 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak anılan düzenleme, COVID-19 döneminde başlatılan infaz kolaylıklarını suç tarihi esasına dayalı olarak yeniden yapılandırmıştır. Bu paketle birlikte, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar bakımından erken açık cezaevi geçişi ve erken denetimli serbestlik imkânları yasama düzeyinde kalıcı hale getirilmiştir.

11. Yargı Paketi kapsamında, istisna kapsamı dışında kalan suçlar yönünden kapalı cezaevinden açık cezaevine erken ayrılma ve açık cezaevinden denetimli serbestliğe üç yıl erken geçiş mekanizmaları korunmuş ve sistematik bir çerçeveye oturtulmuştur. Medya analizlerine göre bu düzenleme, ilk etapta yaklaşık 50 bin ila 55 bin civarında hükümlü için erken çıkış veya erken geçiş yolu açmıştır. Bu sayı, düzenlemenin yalnızca teknik bir infaz reformu olmadığını, fiilen geniş çaplı bir erken tahliye etkisi yarattığını göstermektedir.

Bununla birlikte 11. Yargı Paketi, kasten öldürme, deprem kaynaklı ölüm ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi bazı ağır fiilleri açıkça kapsam dışında bırakmıştır. Bu yönüyle düzenleme, genel bir af değil; seçici ve sınırlı bir infaz rejimi değişikliği niteliğindedir.

8. Yatar Hesabı ile Doğrudan Bağlantı

31 Temmuz 2023 düzenlemeleri ve 11. Yargı Paketi, cezaevinde fiilen geçirilecek süreyi kökten değiştirmiştir. Açık cezaevine üç yıl erken ayrılma ve denetimli serbestliğe üç yıl erken geçiş mekanizmaları, uygun dosyalarda toplamda beş ila altı yıla varan fiili erken çıkış etkisi doğurabilmektedir. Bu nedenle infaz hesabı artık yalnızca mahkemece verilen hapis süresine bakılarak yapılamaz. Suç tarihi, infaz oranı, iyi hâl, disiplin durumu ve denetimli serbestlik koşulları birlikte ele alınmalıdır. Bu konulara ilişkin teknik ayrıntılar, Ceza Yatar Hesaplama: Güncel İnfaz Rehberi başlıklı çalışmamızda kapsamlı biçimde incelenmiştir.

9. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

COVID-19 ile başlayan infaz esnekliği, 31 Temmuz 2023 düzenlemesi ve 11. Yargı Paketi ile kalıcı bir hukuki çerçeveye taşınmıştır. Bu süreç bazı hükümlüler bakımından cezaevine geri dönüşü tamamen ortadan kaldırmış, diğer bir grup için ise açık cezaevi ve denetimli serbestlik geçişlerini ciddi biçimde öne çekmiştir. Ancak ağır suçlar bakımından seçici ve daraltılmış bir infaz rejimi korunmuştur. Bu yönüyle yapılan değişiklikler bir genel af niteliği taşımamakta; cezanın ortadan kaldırılmasını değil, cezanın nasıl ve ne kadar süreyle infaz edileceğinin yeniden düzenlenmesini ifade etmektedir.

Her somut olayda sonuç, dosya bazlı infaz hesabı ile ortaya çıkar ve yanlış değerlendirmeler ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bıçak Hukuk, infaz hukuku alanındaki çalışmaları kapsamında yatar hesabı, denetimli serbestlik, açık cezaevi geçişleri ve güncel infaz düzenlemeleri konusunda hükümlü ve yakınlarına profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

/ Ceza Hukuku, Görüşler / Düşünceler, Görüşler / Düşünceler / Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Comments

No comments yet.

Send Comment